17 yıllık çifte cinayetin sanığı ilk kez hakim karşısında

Kocaeli'de 2005 yılında işlenen çifte cinayetin sanığı, 17 yıl sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Suçlamaları kabul etmeyen sanık, olay günü yaşananları anlattı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Bak Kocaeli Haber - Son Dakika Kocaeli Haberleri - Dünya Haberleri - Kocaeli Haber - Bak Kocaeli Haber

Kocaeli’de 2005 yılında işlenen çifte cinayetin sanığı, 17 yıl sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Suçlamaları kabul etmeyen sanık, olay günü yaşananları anlattı.

Olay, 2005 yılında İzmit Sepetçiler köyü Taş Ocakları mevkiinde meydana geldi. İş adamı Hasan Hallaç ile Süleyman Acar kurşunlanarak öldürüldü, cesetleri ise şarampole yuvarlandı. Hasan Hallaç’a ait araç ise kanlı bir şekilde Gebze’de yol üstünde terk edilmiş vaziyette bulundu. O dönemde faili meçhul olarak kalan dosya, 17 yıl sonra tekrar açıldı. Yapılan araştırmada cinayetle bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 kişi tespit edildi. Bunlardan Tuncer O.’nun 2020 yılında doğal yollarla öldüğü tespit edildi. Ekipler Düzce ve Uşak’ta yaptığı operasyonla şüpheli 3 kişiyi gözaltına aldı. Alınan ifadelerinin ardından 2 şahıs serbest bırakılırken, Namık E. (56) ise çelişki ifade vermesi sebebiyle çapraz sorguya alındı. İfadesinin ardından Namık E., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"Araba içerisinden silah sesi duyuldu"

Hakkında "Kasten öldürme" suçundan dava açılan sanık Namık E.’nin, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlandı. Duruşmaya sanık Namık E., avukatı ve öldürülen iş adamlarının ailesi katıldı. Olay gününü anlatan Namık E., "Vefat eden Hasat Hallaç ve Süleyman Acar ile herhangi bir husumetim yoktu. Olay tarihinde ben, Tuncer, Süleyman ve Hasan’a hayvan bakmaya gidiyorduk. O dönemde Hasan’ın yüklü miktarda parası vardı ve hayvan almak istediğini söylemişti. Önümüzde bayram da vardı. Bana ısrar ettikleri için onlarla birlikte gitmek zorunda kaldım. Arabayla yola çıktık. Hava kararmaya yakındı. Tuncer araç içerisinde yol tarif ediyordu. Arabayı Hasan kullanıyordu. Ben sağ ön yolcu koltuğundaydım. Yerleşim yeri olmayan çalılığın olduğu yere gittik. Tuvalet ihtiyacımızı gidermek için hepimiz araçtan indik. Çevrede kuyu gibi yerler vardı. Tuncer bu gibi yerleri göstererek ’Biz buralarda define arıyoruz’ dedi. Hasan, Tuncer’e ’Sen ne anlarsın defineden’ diye cevap verdi. Birbirleriyle şakalaştılar. Sonra arabaya binerek yolumuza devam ettik. Bir süre sonra Tuncer tuvalet ihtiyacını gideremediğini söyleyince Hasan yavaşladı ve araba içerisinden silah sesi duyuldu. Ne oluyor diye Hasan’la birbirimize baktık" dedi.

"Kimseye bir şey söyleme, hak ettiklerini buldular"

Silah sesinden sonra Hasan’la araçtan inerek kaçtıklarını söyleyen Namık E., "Tuncer Süleyman’ı vurduktan sonra Hasan’a ateş etti, daha sonra bana doğru koşmaya başladı. Sıra bende diye düşündüm. Tuncer gelip elini omuza koyarak ’Sen benim dostumsun’ dedi. Ben sürekli, ’Sen ne yapıyorsun?’ diye tekrarladım, robot gibi oldum. Onları şarampole doğru sürüklemek için benden yardım istedi ancak benim ayaklarımın bağı çözülmüştü. Tuncer; Hasan ve Süleyman’ı şarampole sürükledi, daha sonra bana arabayı kullandırdı. Bir süre gittikten sonra aracı Gebze’ye doğru yol civarında spor tesisinin yanına bıraktık. Tuncer arabada bir şeyler aradı aynı zamanda arabadaki kanı temizledi. Tuncer bana ’Ailen var, ben seni tanıyorum, sen beni tanıyorsun. Kimseye bir şey söyleme, hak ettiklerini buldular’ dedi. ’Hak ettikleri neydi?’ diye sorduğumda bana kızarak bir şey sormamam gerektiğini söyledi. Bundan sonra bir şey sormadım" diye konuştu.

"Olayda kullanılan silah benim olup olmadığını bilmiyorum"

Namık E., savunmasına şöyle devam etti:

"Ben emlakçılık yapıyordum. İş yerlerime silahla gelen müşteriler olunca bu olaydan yaklaşık 2 ay önce kendime silah aldım. Bir süre sonra silahı bırakacak kimseyi bulamayınca silahı muhafaza etmesi için Tuncer’e verdim. Olayda kullanılan silah benim olup olmadığını bilmiyorum. Olaydan sonra İstanbul’a taşınırken Tuncer’e verdiğim silahı geri aldım ancak bir yıl sonra sonra kaybettim. O dönemde benim karşılıksız çekten hapis cezam olduğu için silahım kaybolduğuna dair bir ihbarda bulunmadım. FETÖ’den dolayı 13 ay tutuklu kaldım ancak ceza almadım. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum" şeklinde konuştu.

"Babam yüklü miktarda parası olduğunu söylemişti"

Sanıktan şikayetçi olan Hasan Hallaç’ın kızı, "Babam ölmeden bir hafta önce bana yüklü miktarda parası olduğunu söylemişti. Hayvan alıp çiftlik kuracağını söylüyordu" dedi.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN