Evet bazılarımızın inanması güç ama bir o kadar kabullenmesi zor gibi görünen koca bir gerçek.
Öyle biri çıkacak ki, Rabbine kavuşacağı günü sayarken, ümmetinin kadınları için haklarını göze sokarak net bir şekilde herkese söyleyecek. Sonra bu din kadınlara önem vermeyen bir din olarak dillere pelesenk olacak.
Hayır Efendim !
Hicri 632’de Hz. Muhammed diyor ki :
‘Ey insanlar! Kadınların haklarını bilmelisiniz ve gözetmenizi isterim, bu nedenle Yüce Allah'tan korkmanızı dilerim. Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emri ile helal bildiniz. Sizin kadınlar üzerinde, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.’
"Emanet istediğin her şeyi yapabilirsin demek değil ,
Emanet istediğin her şeyi yapamazsın demektir.
Sen emanete sahip değilsin emanete şahitsin "
Bu şuuru anlayabilsek, bu şuurla evlat yetiştirebilsek acaba gülü koklamak mı daha güzel olurdu yoksa gülü koparıp sadece göz boyamak için vazolara süs yapmak mı ?
Kadınlar sizin bir süs objeniz değildir….
Kadınlar sizin inandığınız Rabbinizin emanetidir.
Bu kadar cinayetlerin kimin neden öldürüldüğünün dahi bilinmediği dönemde nasıl olurda Veda hutbesinde verdiğiniz sözleri unutursunuz!!!
Bizlere hayatın her aşamasında paylaşmayı öğreten bu dünya, Hatta beyfendilere askerliklerini yaparken dahi en önemli şuur kardeşinle ekmeği bölüşmeyi öğreten bu Vatan. Söyleyin size neyi bölmeyi öğrettiler!
Neden bölündük?
Biz cenneti annelerin ayakları altına serilen dinin müntesipleri değilmiyiz!
Nasıl insan o sıfata layık görülmüş beşeri katletmeye kalkar.
Anneler, bizlere çok iş düşüyor ve Ey babalar asıl şuur bilinci yerleştirmekte sizin sorumluluğunuz.
Eşinize verdiğiniz değer, aynı sofrada birlikte paylaştığınız bir dilim ekmek. Eşinizin bardağında ki son yudumu ELHAMDÜLİLAH diyerek içmek ve tebessüm etmek inanın zor değil bulaşıcı olacaktır sizden evladınıza mutlaka siret edecektir.
Anne ve anne adayı arkadaşlarım, kardeşlerim evlat büyümek inan bir çiçeğe benziyor. Hani bazen çiçeğe çok su verirsin çürür ya, ya da az verirsin suyu o zaman da kurur. İşte tam olarak bir evlat yetiştirmekte böyledir.
Denge de kalmak her zaman o ölçüyü korumak, bir sonraki adımda sizleri yukarıya taşıyacaktır.
Son olarak diyeceğim şu ki;
Eşiniz öldükten sonra getireceğiniz çiçekleri çöpe atın, mezar taşları çiçekten anlamaz…
Vaktinde gelmeyen hiçbir şeyin önemi yok.