Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Çanakkale’de 1915 yılına ait sağlık raporu gün yüzüne çıktı

Çanakkale muharebelerinin en şiddetli çarpışmalarına sahne olan 1915 yılına ait tarihî bir sağlık raporu, cephedeki acı bilançoyu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi

Haber Giriş Tarihi: 21.04.2026 09:25
Haber Güncellenme Tarihi: 21.04.2026 09:25
Kaynak: İHA
Çanakkale’de 1915 yılına ait sağlık raporu gün yüzüne çıktı

Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er, "Bu rakamlar bize savaşın sadece siperlerde ya da yeraltı lağım muharebelerinde değil, hastane çadırlarında da ne büyük bir yaşam mücadelesine sahne olduğunu kanıtlıyor" dedi.

Çanakkale Savaşları Enstitüsünün süreli yayını Anafarta Dergisi aracılığıyla araştırmacıların istifadesine sunulan vesikada 5’inci Ordu komutası altında Şimal (Kuzey) Grubu’nun omurgasını oluşturan 3’üncü Kolordu’nun aylar süren o çetin mücadelesindeki kayıplarının detaylı istatistikler yer alıyor. Belge; bugüne kadar yayımlanan tablolar arasında en net ve kapsamlı istatistikleri barındırmasıyla harp tarihinde bir ilk olma özelliği taşıyor. 3’üncü Kolordu ve Şimal Grubu Başhekimi Ali Rıza tarafından 30 Kasım 1915 tarihinde hazırlanan rapor, doğrudan Arıburnu ve Conkbayırı bölgesini kapsıyor. Askerî kayıtlara göre 25 Nisan ile 28 Kasım 1915 tarihleri arasındaki o kanlı sekiz aylık zaman diliminde, yalnızca bu kolordunun savunduğu harp sahasından tam 41 bin 471 yaralı toplanarak hastanelere sevk edildi. Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er, tıp tarihi ve istatistik bilimi açısından eşsiz bir değere sahip olan bu belgenin detaylarını ve askerî literatüre sunduğu yeni perspektifleri paylaştı.

Bugüne kadar muharebelere dair çeşitli zayiat tablolarının yayımlandığını ancak tıp hizmetlerinin bu derece ciddi ve sistemli biçimde kayıt altına alındığı böylesi bir evrakın ilk kez ortaya çıktığını belirten Utkan Emre Er, şu ifadeleri kullandı: "Çanakkale muharebeleri üzerine bugüne kadar pek çok çalışma yapıldı, çeşitli zayiat tabloları yayımlandı. Ancak, tıp hizmetlerinin bu derece ciddi ve sistemli biçimde kayıt altına alındığı, böylesine net ve kapsamlı bir belge harp tarihinde ilk kez gün yüzüne çıkıyor. Çanakkale Savaşları Enstitüsü olarak 3’üncü Kolordu Harp Cerideleri çalışmalarımızda 3’üncü Kolordu ve Şimal Grubu Başhekimi Ali Rıza tarafından hazırlanmış olan bu rapor Anafarta Dergisi’nin 30’uncu sayısında literatüre kazandırılmıştır. Belgeyi emsalsiz kılan en önemli detay 25 Nisan 1915 ile kasım ayının sonu arasındaki o en kritik süreci ele almasıdır. Yani 3’üncü Kolordu’nun savunduğu Arıburnu ve Conkbayırı bölgesinde gerçekleşen bütün büyük muharebelerin istatistiklerini içermektedir. Bu anlamda belge, sadece askerî tarih için değil istatistik bilimi için de ayrı ve çok kıymetli bir değere sahiptir."

Cephe gerisindeki lojistik ve sağlık yapılanmasının Osmanlı ordusu tarafından ne kadar sistemli idare edildiğine dikkati çeken Er, "Rakamların vahameti gerçekten çok büyük; sadece bu kolordunun savunduğu harp sahasından tam 41 bin 471 yaralı toplanmıştır. Belgede, 40 binden fazla askerimizin tedavi edilmek üzere sargı yerlerine ve hastanelere taşındığı; ateş hattından sağ çıkarılan bu kahramanlardan 2 bin 549’unun ise hastane koğuşlarında son nefesini vererek şehit düştüğü görülmektedir. Bu rakamlar bize savaşın sadece siperlerde ya da yeraltı lağım muharebelerinde değil, hastane çadırlarında da ne büyük bir yaşam mücadelesine sahne olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca bu evrağın yanı sıra hastanelerimizin sadece Çanakkale merkezde olmadığını; Lapseki, Biga ve Ezine gibi birçok farklı konumda sağlık tesislerimizin yer aldığını söylemek gerekir. Sevklerin yapıldığı İstanbul’daki hastaneler de düşünüldüğünde, bölgedeki askerî hastane yapılanmasına dair mükemmel bir örnekle karşı karşıyayız" diye konuştu.

Raporda yer alan yaralanma çeşitliliğinin, muharebe alanlarının coğrafi yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Enstitü Müdürü Er, "Harp tarihi açısından bakacak olursak Gelibolu Yarımadası’nın çıkarma noktaları başta olmak üzere muharebelerin gerçekleştirildiği birçok konum, Müttefik Kuvvetlerin gemi atışlarına tamamen açıktı. Askerlerimizin maruz kaldığı bomba ve şarapnel yaralanmalarının bu denli yüksek ve farklı türlerde olması doğrudan donanma bombardımanının şiddetini göstermektedir. Düşmanın acımasızlığını gösteren bir diğer tablo ise kullanılan mühimmatın niteliğidir. Kayıtlara göre tam 332 askerimiz; uluslararası harp hukukuna tamamen aykırı olan, çarpma anında genişleyerek ağır doku tahribatı oluşturan domdom kurşunlarıyla yaralanmıştır. Tablonun en çarpıcı ve sarsıcı detaylarından bir diğeri ise süngü muharebeleridir. Resmi kayıtlara göre 83 askerimizin süngü hücumunda, en kanlı şekilde göğüs göğüse çarpışarak yaralandığı veya şehit düştüğü görülmektedir. Bu rakam o daracık siperlerde çarpışmaların ne kadar acımasızca geçtiğini ve süngünün harp sahasında ne derece ölümcül bir silah olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Bizler Çanakkale Savaşları Enstitüsü olarak bu vesikaları gün yüzüne çıkararak o eşsiz destanı yazan kahramanlarımızın aziz hatıralarını, bilimsel veriler ışığında yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.