Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İran

Bakkocaeli - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Altın fiyatlarında 7 ay sonra bir ilk! Gram altın 6 bin liranın altını gördü, yeniden yükseldi Haber

Altın fiyatlarında 7 ay sonra bir ilk! Gram altın 6 bin liranın altını gördü, yeniden yükseldi

Küresel piyasalarda altın fiyatları, ABD'de açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (PPI) verisi öncesinde yönünü yukarı çevirdi. Son ayların en düşük seviyelerini test eden altın, yatırımcıların yeniden alıma yönelmesiyle kayıplarının bir kısmını geri aldı. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentiler piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ederken, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilim de güvenli liman talebini destekledi. ALTIN DİP SEVİYEDEN TOPARLANDI Spot altının ons fiyatı gün içinde 4.022 dolar seviyesine kadar gerileyerek son ayların en düşük seviyesini gördü. Ancak daha sonra gelen alımlarla birlikte yükselişe geçen altın, yüzde 0,4 değer kazanarak 4.089 dolar seviyesine ulaştı. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 0,5 düşüşle 4.111 dolar seviyesinde işlem gördü. Yurt içinde gram altın da 6 bin liranın altına sarkmasının ardından yeniden yükselişe geçti. Gram altın 6 bin 52 lira seviyelerinde işlem görüyor. 4 BİN DOLAR SEVİYESİ KRİTİK DESTEK OLDU Piyasa uzmanları, ons altında 4 bin dolar seviyesinin güçlü bir psikolojik destek noktası olarak öne çıktığını belirtiyor. Analistler, düşüş yönünde pozisyon alan yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesi ve alıcıların yeniden piyasaya dönmesinin fiyatların toparlanmasına katkı sağladığını ifade ediyor. PİYASALARIN GÖZÜ ABD VERİLERİNDE ABD'de açıklanan son veriler, enflasyon baskılarının devam ettiğine işaret etti. Enerji fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle tüketici enflasyonu mayıs ayında son üç yılın en hızlı artışını kaydetti. Şimdi ise piyasaların odağında ABD'de açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi verisi bulunuyor. Söz konusu verinin, Fed'in önümüzdeki dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin önemli sinyaller vermesi bekleniyor. FAİZ BEKLENTİLERİ ALTIN ÜZERİNDE BASKI KURUYOR Uzmanlar, altının enflasyona karşı koruma aracı olarak görülmesine rağmen yüksek faiz ortamının değerli metal üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor. Vadeli piyasalarda işlem yapan yatırımcılar, Fed'in yıl sonuna kadar faiz artırma ihtimalini yüzde 70'in üzerinde fiyatlıyor. Bu beklenti son dönemde altın fiyatlarında görülen satış baskısının başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. ORTA DOĞU GERİLİMİ GÜVENLİ LİMAN TALEBİNİ ARTIRDI Jeopolitik cephede yaşanan gelişmeler de piyasalarda yakından takip ediliyor. ABD'nin İran'daki bazı hedeflere yönelik saldırılar düzenlediğini açıklaması ve bölgede tansiyonun yükselmesi yatırımcıları güvenli liman varlıklara yöneltti. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurmasının ardından petrol fiyatlarında da sert yükseliş yaşandı. Artan jeopolitik riskler, altına olan talebi destekleyen unsurlar arasında yer aldı. DİĞER DEĞERLİ METALLERDE SON DURUM Değerli metaller piyasasında da yükseliş eğilimi dikkat çekti. Spot gümüş yüzde 0,3 artışla 63,86 dolara yükselirken, platin yüzde 0,6 değer kazanarak 1.673 dolar seviyesine çıktı. Paladyum ise yüzde 2,2'lik yükselişle 1.239 dolar seviyesine ulaştı.

Bahçeli'den Özel'e Sert Mesaj: "CHP Bünyesindeki Çatlağı Memlekete Yaymayın" Haber

Bahçeli'den Özel'e Sert Mesaj: "CHP Bünyesindeki Çatlağı Memlekete Yaymayın"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada CHP'de yaşanan tartışmalar, Orta Doğu'daki gelişmeler ve Terörsüz Türkiye hedefi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin yalnızca İran ile İsrail arasındaki bir çatışma olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Bahçeli, bölgede giderek büyüyen bir güvenlik krizinin yaşandığını ifade etti. İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki saldırılarını eleştiren Bahçeli, "İsrail'in bölgede uyguladığı saldırgan, hukuk tanımaz ve kan dökmekten çekinmeyen siyaset artık yalnız Filistin'i değil; Lübnan'ı, Suriye'yi, İran'ı, Körfez ülkelerini ve Doğu Akdeniz'i aynı anda tehdit eden bir yangın haritasına dönüşmüştür. Gazze'de bebeklerin, kadınların, yaşlıların, hastaların üzerine bomba yağdıran hasta ve işgalci zihniyet; bugün Lübnan'da da aynı hain yöntemi sürdürmektedir. Beyrut'un semalarında dolaşan savaş uçakları, sadece Lübnan'ın egemenliğine değil, bölgesel barış çağrılarına meydan okumakta; huzur arayış ve arzularına kulak tıkamaktadır. Arz-ı Mevut yalanıyla, vaat edilmiş topraklar masallarıyla meşrulaştırılmak istenen işgalci iştah; milletlerin kaderini siyonist yayılmacılık saplantılarına göre yeniden biçimlendirme hevesindedir. Lübnan zaten yıllardır siyasi kırılganlıklarla, ekonomik buhranlarla, toplumsal ayrışmalarla ve dış müdahalelerle yıpratılmış bir ülkedir. Böyle bir ülkenin yeniden saldırıların hedefi haline getirilmesi, bölgesel yangının bilinçli biçimde diri tutulduğunu göstermektedir. Diğer yandan Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a dönük askeri ve siyasi baskısı, bölgesel gerilimi söndürmekten ziyade daha da derinleştirmektedir. Bir yanda müzakere denilmekte, diğer yanda tehdit dili yükselmektedir. Bir yanda ateşkesten bahsedilmekte, diğer yanda Hürmüz Boğazı'nda askeri operasyonlar sürdürülmektedir. Bir yanda barış masası kuruluyormuş gibi yapılmakta, diğer yanda savaşın ihtimal hesapları hala canlı tutulmaktadır. Bu nasıl diplomasidir? Eğer bir ülke, 'olmazsa başka yolla yaparız' diyerek müzakere masasına bomba gölgesi düşürüyorsa, orada diplomasi değil şantaj vardır" dedi. ABD'nin İran'a yönelik politikalarının da bölgesel gerilimi artırdığını söyleyen Bahçeli, "Amerika Birleşik Devletleri'nin İran hattında kurduğu baskı, İsrail'in bölgesel kaosu derinleştiren saldırgan siyaseti, Suriye ve Irak sahasındaki kırılganlıklar, Doğu Akdeniz'deki askeri hareketlilik ve Hürmüz'den Lübnan'a kadar uzanan gerilim kuşağı, Türkiye'nin iç cephesine dönük sabotaj ihtimallerini de artırmaktadır" ifadelerini kullandı. Bahçeli, bölgede yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye'nin iç cephesinin güçlü tutulmasının önemine dikkat çekerek Terörsüz Türkiye hedefinin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti. "Terörsüz Türkiye, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır" diyen Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefini korumak, ihanet şebekelerinin hesabını bozmanın gereğidir. Biz Terörsüz Türkiye derken; içeride huzuru, dışarıda caydırıcılığı, sınırlarımızda emniyeti, bölgemizde istikrarı ve milletimizin birliğini aynı anda savunuyoruz. Dışarıda kaos girdabı kol gezerken, savaş borazanları kulakları sağır ederken, ülkemiz jeopolitik depremlere sürüklenmek istenirken surda gedik açtırmayacağız. İşte Terörsüz Türkiye hedefi bu büyük tablonun merkezindedir. İşte bu yüzden Terörsüz Türkiye diyoruz. İşte bu yüzden iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız. İşte bu yüzden kardeşlik hukukunu tahkim etmeyi, yalnızca iyi niyetli bir temenni olarak değil; doğrudan doğruya milli güvenlik meselesi biçiminde ele alıyoruz" şeklinde konuştu. Cumhur İttifakı'nın Terörsüz Türkiye hedefi konusunda haklı çıktığını belirten Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Terörsüz Türkiye hedefimizi çarpıttılar. Türk milliyetçiliğinin son kalesi olan Milliyetçi Hareket Partisi'nin adını karanlık senaryolarla yan yana getirme garabetine düştüler. Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze sırt döndüler. Şimdi sormak hakkımızdır: Anlaşıldı mı neden milli beka dedik? İdrak edildi mi neden Terörsüz Türkiye diye ısrar ettik? Bu hedef; Türkiye'nin yabancı tufanlar karşısında savrulmaması, bölgesel çalkantıların arasında sıkıştırılmaması, emperyalist ve siyonist maşaların oluşturduğu krizlerle oyalanmaması için tarihi bir zarurettir. Bu nedenle Terörsüz Türkiye hedefi kararlılıkla sürdürülecektir. Dün alay edenler bugün mahcup olmalıdır. Dün 'beka' sözüne burun kıvırıp dillerine alayla sakız edenler bugün aynaya bakmalıdır. Dün Terörsüz Türkiye hedefini çarpıtanlar bugün oldukları yerden utanmalı, Cumhur İttifakı ekseninde kurulan milli cephenin karşısında durdukları için hicap duymalıdır." "Yerelde başlayan bu çözülme, dönüp dolaşıp CHP Genel Merkezi'nin çatısına çökmüştür" Konuşmasının son bölümünde CHP'de yaşanan tartışmalara değinen Bahçeli, partinin ciddi bir yönetim kriziyle karşı karşıya olduğunu savundu. CHP'li belediyeler hakkında ortaya atılan iddiaları hatırlatan Bahçeli, "CHP'li belediyeler etrafında uzun süredir biriken şaibe süreçleri; rüşvet, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu gücünün menfaat ilişkilerine alet edildiği yönündeki peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumudur. Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin CHP çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına ibretlik bir tablodur. Bugün görüyoruz ki yerelde başlayan bu çözülme, dönüp dolaşıp CHP Genel Merkezi'nin çatısına çökmüştür" dedi. Bahçeli, CHP'de iki farklı meşruiyet anlayışının ortaya çıktığını savunarak, "CHP'de bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası; muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır" diye konuştu. CHP Grup Başkanı Özgür Özel'e de çağrıda bulunan Bahçeli, parti içi tartışmaların meydanlara taşınmaması gerektiğini söyledi. "Bu noktada CHP'ye ve Özgür Özel'e düşen; ateşe körükle gitmek değil, aklıselimle hareket etmektir" diyen Bahçeli, "CHP'nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir. Genel merkezdeki çift başlılık, teşkilatlara sirayet eden huzursuzluk ve TBMM koridorlarına taşan buhran ayan beyan ortadadır. Kaynayan kazanı kapakla bastırmaya çalışmak akıl kârı değildir. Hararet yapan bir aracın gazına basarcasına CHP'yi daha büyük bir savruluşa sürüklemekten yüz çevrilmelidir. Motoru yakmadan, direksiyonu kilitlemeden, yoldan büsbütün çıkmadan bu gidişata bir an evvel nizam verilmelidir" ifadelerini kullandı.

Körfez'de tansiyon yükseliyor: Masada müzakere, sahada karşılıklı saldırı Haber

Körfez'de tansiyon yükseliyor: Masada müzakere, sahada karşılıklı saldırı

Tahran ve Washington hatlarında müzakerelerin ilerlediğine dair sinyaller gelse de sahada askeri gerilim tırmanmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı ve çevresinde son saatlerde yaşanan sıcak çatışmalar, bölgedeki güvenlik endişelerini artırdı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda seyreden İran'a ait 4 insansız hava aracının (İHA) ABD güçleri tarafından düşürüldüğünü duyurdu. Yapılan açıklamada, ABD güçlerine yönelik olası saldırıları engellemek amacıyla İran'ın Goruk ve Keşm Adası'ndaki kıyı gözetleme radar sistemlerinin de hedef alındığı bildirildi. CENTCOM, söz konusu operasyonlara ilişkin görüntüleri de kamuoyuyla paylaştı. İran'dan balistik füze misillemesi ABD'nin saldırı haberlerinin ardından Kuveyt ve Bahreyn'de bulunan ABD üslerinde siren sesleri yükseldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin eylemlerine yanıt olarak bu iki ülkedeki Amerikan askeri tesislerinin balistik füzelerle hedef alındığını açıkladı. Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin "saldırgan eylemlerini" sürdürmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın petrol ve doğal gaz ihracatına tamamen kapatılabileceği uyarısı yapılarak, yaşanacak küresel sonuçlardan doğrudan ABD'nin sorumlu olacağı vurgulandı. Füzelerin çoğu engellendi CENTCOM, İran'ın misilleme saldırısına ilişkin güncel bilgileri paylaştı. Yapılan açıklamada, İran tarafından Kuveyt ve Bahreyn'deki üslere toplam 7 balistik füze fırlatıldığı kaydedildi. ABD savunma sistemlerinin bu füzelerden 6'sını havada imha ettiği, 1 füzenin ise hedefine ulaşmadan düştüğü belirtildi. Bölgedeki diplomatik kaynaklar, bir yandan müzakere masasında ilerleme kaydedilmeye çalışılırken diğer yandan askeri çatışmaların yaşanmasının, bölgedeki hassas dengeleri her an bozabileceğine dikkat çekiyor.

Tahran'ın kararı piyasaları vurdu! Altın çakıldı, petrol fırladı Haber

Tahran'ın kararı piyasaları vurdu! Altın çakıldı, petrol fırladı

Ortadoğu'daki gerilim ve sıcak çatışmalar, diplomatik çabaların sekteye uğramasına ve küresel emtia piyasalarında şiddetli dalgalanmaların yaşanmasına yol açıyor. İsrail'in ateşkes ilanına rağmen Lübnan'daki operasyonlarına devam etmesi, İran ve ABD arasındaki hassas diplomatik bağları kopardı. İRAN'DAN SERT KARAR İran'ın resmi haber ajansı Tasnim tarafından bugün (1 Haziran) paylaşılan bilgilere göre, Tahran yönetimi Washington ile Pakistan aracılığıyla yürütülen dolaylı mesaj trafiğini ve müzakere sürecini durdurma kararı aldı. Ajansın üst düzey bir kaynağa dayandırdığı haberde, söz konusu kararın ana nedeni olarak İsrail'in Lübnan'daki faaliyetleri ve ateşkes sürecinin çiğnenmesi gösterildi. Resmi açıklamada, "İsrail’in Lübnan’daki eylemlerinin devam etmesi ve Lübnan’ın ateşkesin ön koşulları arasında bulunması sebebiyle İran müzakere grubu, arabulucu üzerinden yürütülen temasları sonlandırıyor" denildi. KRİZ PİYASALARA YANSIDI: ALTIN DÜŞTÜ PETROL YÜKSELDİ Diplomasi trafiğindeki bu kopuş, enerji ve kıymetli maden piyasalarında farklı yönlerde keskin hareketleri beraberinde getirdi. Ortadoğu'daki petrol arz güvenliğine dair kaygıların artmasıyla enerji fiyatları yükselişe geçerken, altın fiyatlarında gerileme kaydedildi. Piyasalardaki güncel durum rakamlara şu şekilde yansıdı: Brent petrol: Küresel enerji piyasalarında hızlı bir yükseliş gözlendi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5'in üzerinde bir artış göstererek 95,45 dolar seviyesine çıktı. Spot altın: Küresel piyasalarda spot altın, yüzde 1,5 oranında değer kaybıyla 4.467 dolar seviyesine indi. Gram altın: İç piyasada gram altın yüzde 1,4'lük bir düşüşle 6.594 TL seviyelerinden işlem gördü. Kapalıçarşı'da son durum: Fiziki altın ticaretinin merkezi Kapalıçarşı'da düşüş daha belirgin oldu. Gram altın fiyatı yüzde 3 oranında değer kaybederek 6.620 TL seviyelerine geriledi.

Ekonomide Gözler Altında: Gram Altın Güne Düşüşle Başladı Haber

Ekonomide Gözler Altında: Gram Altın Güne Düşüşle Başladı

Dün ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,4 azalışla 6 bin 879 liradan tamamladı. Güne düşüşle başlayan gram altın, saat 09.30 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,07 azalışla 6 bin 875 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 260 liradan, Cumhuriyet altını 44 bin 960 liradan satılıyor. Altının onsu da önceki kapanışa göre yüzde 0,14 düşüşle 4 bin 708 dolardan işlem görüyor. ABD ve İran arasındaki ateşkese dair belirsizlikler ve ABD'de hızlanan enflasyonun ABD/İsrail-İran savaşının ekonomik etkilerini ortaya koyması varlık fiyatlarında yön arayışını öne çıkartıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile ateşkesin "yaşam desteğine bağlı şekilde sürdüğünü" söylemesi, bölgede gerilimin kısa sürede azalacağına yönelik beklentileri zayıflattı. Bu gelişmelerin yanı sıra ABD'de açıklanan enflasyon verisi de küresel piyasalardaki fiyatlamalarda etkili oldu. Ülkede Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), nisanda aylık bazda yüzde 0,6, yıllık bazda ise yüzde 3,8 arttı. Piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşen yıllık enflasyon, Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. ABD'de enflasyonun hızlanmasıyla Fed'in faiz artırımına gidebileceğine yönelik öngörülerin güç kazanması altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Hindistan'ın ithalatı sınırlamak ve rupiyi desteklemek için altın ve gümüşe uygulanan ithalat vergilerini yüzde 6'dan yüzde 15'e çıkarmasının da altın fiyatlarını olumsuz etkilemesi bekleniyor. Diğer taraftan Trump'ın Çin ziyaretinden İran konusunda olumlu bir sonuç çıkabileceğine dair umutlar bugün altındaki düşüş eğiliminin sınırlı kalmasına neden oluyor.

Altın Fiyatlarında Yön Değişti! Yükseliş Devam Ediyor Haber

Altın Fiyatlarında Yön Değişti! Yükseliş Devam Ediyor

Dün ons fiyatındaki artışa paralel değer kazanan gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,8 yükselişle 6 bin 624 liradan tamamladı. Güne yükselişle başlayan gram altın, saat 09.30 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 2,3 artışla 6 bin 779 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 140 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 430 liradan satılıyor. Altının onsu, önceki kapanışının yüzde 2,3 üstünde 4 bin 660 dolardan işlem görüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişine yönelik yardım girişimi olarak nitelendirilen Özgürlük Projesi'nin kısa süreliğine durdurulmasına yönelik kararının ardından İran ile nihai bir anlaşmaya varılması yönünde büyük ilerleme kaydedildiğini bildirmesi, varlık fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici oluyor. ABD ile İran arasında nihai bir anlaşmaya yönelik iyimserliklerin artmasıyla petrol fiyatları gerilerken, bu durumun enflasyonist endişeleri ve faiz oranlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalacağına ilişkin endişeleri azaltması altın fiyatlarındaki yükselişi destekledi. Söz konusu gelişmelerle dolar endeksinde görülen gerileme de altın fiyat fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu. Dolara talebin azalması da dolar cinsinden fiyatlandırılan metalleri daha ucuz hale getiriyor ve yatırımcıların bu ürünlere talebinin artmasını sağlıyor. Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD'de ADP özel sektör istihdamı, Avro Bölgesi'nde Üretici Fiyat Endeksi ile hizmet sektörü ve bileşik PMI verilerinin takip edileceğini belirtti. Bu habere başlık yazar mısın?

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.