Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Btk

Bakkocaeli - Btk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Btk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sosyal Medyada Yeni Dönem: 15 Yaş Altına e-Devlet Tabanlı “Token” Engeli Geliyor Haber

Sosyal Medyada Yeni Dönem: 15 Yaş Altına e-Devlet Tabanlı “Token” Engeli Geliyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu hafta ele alınması beklenen torba kanun teklifi, sosyal medya ve oyun platformlarına yönelik önemli düzenlemeler içeriyor. Yeni düzenleme kapsamında 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medya kullanımına sınırlama getirilmesi planlanırken, kullanıcıların yaş bilgilerinin doğrulanması için e-Devlet tabanlı bir sistemin devreye alınması öngörülüyor. E-DEVLET ÜZERİNDEN YAŞ DOĞRULAMASI GELİYOR Yeni dönemde sosyal medya platformlarına girişte sadece kullanıcının beyanı yeterli olmayacak. 15 yaş altındaki çocukların hesap açmasını engellemek için teknik bir doğrulama sistemi kurulacak. Sistemin işleyişine dair bilgi veren Ümit Sanlav şunları söyledi: “Bu sistem sadece beyana dayalı olmayacak. E-Devlet üzerinden üretilecek ‘token’ ile kullanıcıların yaş bilgisi doğrulanacak. Bu token, bir nevi elektronik imzalı doğrulama belgesi gibi çalışacak. Platformlar kullanıcıların kimlik bilgilerine erişmeden yalnızca yaş kriterinin sağlandığını görecek.” OYUNLARDA EBEVEYN KONTROLÜ VE TEMSİLCİ ŞARTI Düzenleme sadece sosyal ağları değil, oyun platformlarını da kapsıyor. Özellikle çocukların kontrolsüz harcamalarını ve oyun sürelerini denetlemek adına yeni yükümlülükler getiriliyor. Sanlav, ebeveynlerin yetkilerinin artacağını belirterek şu bilgileri paylaştı: “Ekran süresi sınırlama, hesap yönetimi, oyun ve uygulama içi harcamaların ebeveyn onayına bağlanması gibi araçlar zorunlu hale gelecek. Böylece aileler çocuklarını dijital risklere karşı daha etkin koruyabilecek.” Sanlav ayrıca, “Yeni sistem, hesap açma ve harcama yetkisini birbirinden ayıracak. Bu sayede çocukların kontrolsüz harcama yapmasının önüne geçilecek,” dedi. Düzenlemeyle birlikte günlük erişimi 100 binin üzerinde olan oyun sağlayıcılarına Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğu da getirilecek. VERİ GÜVENLİĞİ VE ANONİM HESAPLARLA MÜCADELE Kullanıcıların kimlik bilgilerinin platformlarla paylaşılıp paylaşılmayacağı konusuna açıklık getiren Sanlav, sürecin gizlilik odaklı ilerleyeceğini vurguladı: “Doğrulama süreci, e-Devlet ve BTK arasında yürütülecek. Platformlar, sadece onaylı bir doğrulama belgesi görecek, kullanıcıların kişisel verilerine erişemeyecek.” Sistemin, sosyal medyadaki sahte hesaplar ve siber suçlar üzerinde caydırıcı bir etki yaratması bekleniyor. Sanlav’ın değerlendirmesine göre: “Elektronik doğrulama sistemi sayesinde sahte hesap açmak zorlaşacak. Bu durum organize troll ağlarını ve bot hesapları ciddi şekilde sınırlayacak. Aynı zamanda hukuki süreçler hızlanacak ve suç işleme eğilimi üzerinde caydırıcı bir etki oluşacak.” DÜNYADA ÜÇ FARKLI MODEL VE TÜRKİYE'NİN TERCİHİ Dünyada sosyal medya denetimi konusunda Avustralya’nın "yasak", ABD’nin "gerçek kimlik doğrulama" ve Avrupa Birliği’nin "token/gizlilik" odaklı modelleri bulunuyor. Türkiye'nin izlediği yolun Avrupa Birliği ile benzerlik gösterdiğini ifade eden Ümit Sanlav, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: “Tüm dünyanın sorunu olan meseleye örnek bir modelleme getiren Türkiye’nin “Dijital Bağımsızlık” konusundaki çalışmaları önemli olduğu kadar, devletimizin teknoloji ve dijital güvenlik alanındaki çalışmalarda ne kadar ileri düzeyde ve ne kadar hassas olduğunu ifade etmektedir. Bu adım, dijital özgürlük ile dijital güvenlik arasında daha dengeli bir sistem kurulması açısından önemli bir eşiktir. Özellikle çocuklarımızın korunması adına atılan bu adımı son derece kıymetli buluyorum.”

BTK, "e-imza veri havuzunun hacklendiği" iddialarını yalanladı Haber

BTK, "e-imza veri havuzunun hacklendiği" iddialarını yalanladı

BTK'nın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, konuya ilişkin bazı haber kaynaklarındaki iddialara işaret edilerek, kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla açıklamanın yapıldığı ifade edildi. Açıklamada, Türkiye'de kullanılan tüm e-imzaların, BTK tarafından yetkilendirilen 8 Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcı (ESHS) tarafından üretildiği, kurumun ilgili kanun kapsamında ESHS'leri denetleme ve sektörü düzenleme yetkisine sahip olduğu belirtildi. e-imza sahiplerinin verileri BTK bünyesinde tutulmuyor Her bir "Nitelikli Elektronik Sertifika"nın, uluslararası standartlarda kriptografik algoritmalarla şifrelenmiş şekilde, yalnızca sertifika sahibinin elindeki USB e-imza cihazında bulunduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "e-İmza sisteminde, e-imza sahiplerinin pin kodları veya herhangi bir kişisel verisi dahil hiçbir verisi BTK bünyesinde tutulmamaktadır. ESHS ise sadece sertifikayı kullanan kişinin, başvuru esnasında sunduğu kişisel verilere sahiptir. Bu nedenle, sertifika ya da pin kodu bilgilerinin herhangi bir veri havuzundan çalınması veya bu tip bir veri sızıntısının yaşanması söz konusu değildir. Ayrıca Türkiye’de bulunan tüm e-imzalara ait bilgiler, (BTK ya da e-Devlet Kapısı dahil) toplu halde herhangi bir veri havuzunda barındırılmamaktadır. Bilindiği üzere, siber güvenlik alanında yanıltıcı ve yanlış bilgilerin yayılması, toplumda endişe, korku ve panik oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Ayrıca elektronik imza gibi Türkiye'nin dijital sistemlerinin temelini oluşturan ve güven hizmeti olarak adlandırılan bu hizmetlerin güvenirliğini sarsıcı nitelikte algı yaymak, toplumda yıkıcı etkilere sahip olmaktadır." Suç duyurusunda bulunuldu Bu tür eylemlerin Siber Güvenlik Kanunu kapsamında suç teşkil ettiğine dikkati çekilen açıklamada, kanundaki "Siber uzayda veri sızıntısı olmadığını bildiği halde halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak ya da kurumları veya şahısları hedef göstermek amacıyla siber güvenlikle ilgili veri sızıntısı olduğuna yönelik gerçeğe aykırı içerik oluşturanlara veya bu maksatla bu içerikleri yayanlara 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir." hükmüne atıfta bulunuldu. Açıklamada, "e-İmza kullanıcılarını hedef göstererek ve kamuoyunu yanıltarak gerçek dışı veri sızıntısı iddialarını yayan, 2 milyon 500 bin üzerinde e-imza kullanıcısını asılsız haber ve paylaşımlar ile endişeye sürükleyen kaynaklar hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal süreç başlatılmıştır." ifadesi kullanıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.