Kış aylarına girilmesiyle birlikte diz, bel, boyun ve omuz bölgelerinde ağrı şikayetleri belirgin şekilde artıyor
Haber Giriş Tarihi: 17.01.2026 16:38
Haber Güncellenme Tarihi: 17.01.2026 16:38
Kaynak:
İHA
Kış aylarına girilmesiyle birlikte diz, bel, boyun ve omuz bölgelerinde ağrı şikayetleri belirgin şekilde artıyor.
Bu durum çoğu zaman yalnızca soğuk havaya bağlansa da, sürecin arkasında dolaşım, kas-iskelet sistemi ile ilgili daha kapsamlı fizyolojik ve enerjetik mekanizmalar bulunuyor. Podolog Emine Karasu, kış aylarında diz, bel, boyun ve omuz bölgelerinde daha erken ve daha yoğun hissedilen ağrıların, soğuk havaya bağlı dolaşım yavaşlaması, kas dokusunda sertleşme, enerji akışı dengesizlikleri ve vücudun termal uyum süreciyle ilişkili olabileceğini söyledi. Karasu, soğuk hava şartlarıyla birlikte damarların doğal olarak daraldığını ve bu durumun eklem çevresindeki kan dolaşımını yavaşlatabildiğini belirterek, "Dolaşımın yavaşlaması, kas dokusunda sertlik oluşmasına ve kasların daha kolay gerilmesine zemin hazırlayabiliyor. Bu tablo, eklemlerin hareket kabiliyetini sınırlayan bir gerginlik hissiyle birlikte algılanan ağrının daha yoğun hissedilmesine neden olabiliyor. Soğuk havalarda eklem çevresindeki yumuşak dokuların esnekliği azalabiliyor. Eklem yüzeylerinin daha zor kayması, kasların daha çabuk yorulması ve sinir uçlarındaki hassasiyet artışı kış aylarında ağrıların daha erken fark edilmesine yol açabiliyor. Uzun süre hareketsiz kalan bireylerde bu enerjetik duraksama daha belirgin hale geliyor. Bu süreç bir hastalıktan ziyade vücudun çevresel şartlara verdiği doğal bir uyum tepkisi olarak değerlendirilmeli. Kış aylarında eklem sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının önemi artıyor. Eklem bölgelerinin sıcak tutulması, ani ısı değişimlerinden kaçınılması, düzenli ve hafif hareketin günlük rutine dahil edilmesi ve su tüketiminin ihmal edilmemesi bu dönemde öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor. Vücudu mevsim şartlarına uygun şekilde desteklemek, enerji akışını düzenlemek ve dokuları ısıtmak bu sürecin daha rahat geçirilmesine katkı sağlayabiliyor" dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kışın diz, bel ve boyun ağrıları artıyor
Kış aylarına girilmesiyle birlikte diz, bel, boyun ve omuz bölgelerinde ağrı şikayetleri belirgin şekilde artıyor
Kış aylarına girilmesiyle birlikte diz, bel, boyun ve omuz bölgelerinde ağrı şikayetleri belirgin şekilde artıyor.
Bu durum çoğu zaman yalnızca soğuk havaya bağlansa da, sürecin arkasında dolaşım, kas-iskelet sistemi ile ilgili daha kapsamlı fizyolojik ve enerjetik mekanizmalar bulunuyor. Podolog Emine Karasu, kış aylarında diz, bel, boyun ve omuz bölgelerinde daha erken ve daha yoğun hissedilen ağrıların, soğuk havaya bağlı dolaşım yavaşlaması, kas dokusunda sertleşme, enerji akışı dengesizlikleri ve vücudun termal uyum süreciyle ilişkili olabileceğini söyledi. Karasu, soğuk hava şartlarıyla birlikte damarların doğal olarak daraldığını ve bu durumun eklem çevresindeki kan dolaşımını yavaşlatabildiğini belirterek, "Dolaşımın yavaşlaması, kas dokusunda sertlik oluşmasına ve kasların daha kolay gerilmesine zemin hazırlayabiliyor. Bu tablo, eklemlerin hareket kabiliyetini sınırlayan bir gerginlik hissiyle birlikte algılanan ağrının daha yoğun hissedilmesine neden olabiliyor. Soğuk havalarda eklem çevresindeki yumuşak dokuların esnekliği azalabiliyor. Eklem yüzeylerinin daha zor kayması, kasların daha çabuk yorulması ve sinir uçlarındaki hassasiyet artışı kış aylarında ağrıların daha erken fark edilmesine yol açabiliyor. Uzun süre hareketsiz kalan bireylerde bu enerjetik duraksama daha belirgin hale geliyor. Bu süreç bir hastalıktan ziyade vücudun çevresel şartlara verdiği doğal bir uyum tepkisi olarak değerlendirilmeli. Kış aylarında eklem sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının önemi artıyor. Eklem bölgelerinin sıcak tutulması, ani ısı değişimlerinden kaçınılması, düzenli ve hafif hareketin günlük rutine dahil edilmesi ve su tüketiminin ihmal edilmemesi bu dönemde öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor. Vücudu mevsim şartlarına uygun şekilde desteklemek, enerji akışını düzenlemek ve dokuları ısıtmak bu sürecin daha rahat geçirilmesine katkı sağlayabiliyor" dedi.
Kaynak: İHA
Manchester derbisinde kazanan Kırmızılar oldu
İran dini lideri Hamaney, protestolarda binlerce kişinin öldüğünü kabul etti
İZSİAD Danışma Kurulu adaylık için Yüksel isminde uzlaştı
Eğitim Bir-Sen, MEB’in yönetmelik ve duyurularına 3 dava açtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Muhalefet bir avuç rant şebekesinin gündemine hapsoldu
Kışın diz, bel ve boyun ağrıları artıyor
Güngören’de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Atlas’ın ailesine tehdit mesajlarına ilişkin soruşturma başlatıldı
Tuzla Belediyesi’nde birebir görüşme: Başkan Bingöl komşularıyla buluştu
İlginizi Çekebilir
En Çok Okunan Haberler