Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Hayatını 3 engelli oğluna adadı: Şair, ressam ve tiyatrocu kardeşler

Haber Giriş Tarihi: 10.05.2026 11:58
Haber Güncellenme Tarihi: 10.05.2026 11:58
Kaynak: İHA
Hayatını 3 engelli oğluna adadı: Şair, ressam ve tiyatrocu kardeşler
Sakarya’nın Hendek ilçesinde annelerini bir yıl önce kaybeden doğuştan engelli 3 kardeş, fedakar babalarının desteğiyle yaşama sanatla tutunuyor. Diyaliz hastası Murat şiir yazarken, kas hastası Yusuf resim çiziyor, yatağa bağımlı Abdulmutalif ise tiyatroyla ilgileniyor.
Hendek ilçesinde ikamet eden Murat, Yusuf ve Abdulmutalif Sarıoğlu kardeşler, doğuştan gelen engellerini sanatın gücüyle aşıyor. Kronik böbrek yetmezliği bulunan ve yüzde 99 engelli olan şair Murat (30), kas hastası ressam Yusuf (18) ve yatağa bağımlı yaşam sürmesine rağmen tiyatro tutkusundan kopmayan Abdulmutalif (26), fiziksel kısıtlamalarına rağmen hayallerinden vazgeçmiyor.
Bir yıl önce annelerini kaybeden kardeşlerin en büyük destekçisi ise onlara hem babalık hem de arkadaşlık yapan 59 yaşındaki Bünyamin Sarıoğlu.

"13 yaşından sonra yürüme yetilerini kaybettiler"
Haftanın 3 günü diyaliz tedavisi gören Murat Sarıoğlu, sağlık sorunları nedeniyle örgün eğitime devam edemeyince eğitimini dışarıdan tamamladı. 2016 yılında lise birinci sınıf öğrencisiyken ilk şiir kitabını çıkaran Sarıoğlu, bugüne kadar 26 operasyon geçirdiğini ifade etti. Murat Sarıoğlu, "Türk dili ve edebiyatı son sınıf öğrencisiyim, açık öğretim fakültesinden okuyorum. Aynı zamanda yüzde 99 bedensel engelliyim, kardeşlerimde benim gibi genetik bir hastalığa sahipler. 13 yaşlarına kadar her şeyleri normaldi, o yaştan sonra yürüme yetilerini kaybettiler, bazı uzuvlarını kullanmayı bıraktılar. O yaşlardan sonra babamız bizimle ilgilenmeye başladı" dedi.

"Hayata 1-0 geride başladım"
İlk şiir kitabını 2016 yılında lise birinci sınıf öğrencisiyken çıkardığını belirten Sarıoğlu, edebiyat dünyasına adım atma sürecini şöyle anlattı:
"Vuslat-I Dem adlı şiir kitabım var. Eserimiz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımızın desteğiyle bir araya topladığımız eserlerimin birleştirilmiş halidir. Şiir yazmayı ve kitap okumayı çok seven birisiyim. Tabii sosyal faaliyet olarak dışarıda insanlarla birebir vakit geçirmeyi de seviyorum. Kardeşimin de yapmış olduğu resimlerde görüldüğü gibi; kendi iç dünyasında, hayal dünyasında, kurduklarını olmasını istediği ya da arzuladığı şeyleri dışa vuruyor. Hayat serüvenim bu. İmtihanım biraz zorlu başladı. Hayata 1-0 geride başladım. Hayal kurmaktan ve mücadele etmekten hiç bir insan vazgeçmemeli. Yaşama tutunmayı bilmeli insan. Bazen tabii ki bir el arıyoruz, bu el benim için ailemin eli oldu."

"Resimlerim, ben hayatta olmasam da beni hatırlatacak"
Resim yapmayı çok sevdiğini dile getiren 18 yaşındaki tekerlekli sandalyeye bağlı Yusuf Sarıoğlu, "5 senedir resim yapıyorum. 13 yaşıma kadar ayakta duruyordum. Hastalık ilerledikçe böyle oldu. Günlük hayatımda ders çalışırım, dersten sonra dışarıya çıkarım. Resimlerimi sergilemek istiyorum, satmayı düşünmüyorum. Emeklerimi seviyorum. Resimlerim ben hayatta olmasam da beni herkese hatırlatacak. En çok deniz manzarası çizmeyi seviyorum. Gemi, kuş, sıra dağlar gibi şeyler çiziyorum. Bu resimleri istediler satmadım. Hepsinde bir anım var ancak sergilemek istiyorum. Herkes gibi benimde resimlerim sergilenirse çok memnun olurum. Bu resimler beni anlatıyor, ben gidersem hatıralarım kalacak" diye konuştu.

"Para kazanmamız değil, onların huzurlu olmaları önemli"
Çocuklarının her ihtiyacına koşarak onlara kol kanat geren baba Bünyamin Sarıoğlu ise toplumun engelli bireylere karşı daha duyarlı olması gerektiğini vurguladı. Çocuklarının tedavisi için birçok hastane gezdiğini ve hayatını onlara adadığını dile getiren fedakar baba, duygularını şöyle ifade etti:
"3 çocuğum var, onlara engelli demiyorum, asıl kendimi engelli olarak görüyorum. Toplumun bazı şeyleri hor görmemesini istiyoruz. Çocuklarımı yalnız bırakamıyorum. Benim için para kazanmak hiç önemli değil, asıl olan onların huzuru. Biz burada bir lokma ekmek yer, mutlu oluruz. Bir beklentimiz yok. Sadece şu dünyada misafir olduğumuzu biliyoruz ve yaşantıya bu gözle bakıyoruz."

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.