Evli olanlar dikkat: Mesajı ve çağrıları görüp cevaplamamak boşanma sebebi olabilir
Evli olanlar dikkat: Mesajı ve çağrıları görüp cevaplamamak boşanma sebebi olabilir
Dijital çağda iletişim alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte, eşler ve partnerler arasında yaşanan sorunlar yeni hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor
Haber Giriş Tarihi: 12.01.2026 13:38
Haber Güncellenme Tarihi: 12.01.2026 13:38
Kaynak:
İHA
Sessize alma, engelleme ya da mesajlara bilinçli şekilde cevap vermeme gibi davranışların psikolojik şiddet sayılıp sayılmayacağı, son dönemde aile mahkemelerine yansıyan dosyalarla birlikte gündeme geldi.
Aile mahkemelerinde görülen davalarda, klasik fiziksel şiddetin yanı sıra duygusal ve dijital baskı unsurlarının da delil olarak sunulduğu görülüyor. Uzmanlar, dijital ortamda sergilenen bu tür davranışların sistematik ve kasıtlı olması halinde hukuki neticeler doğurabileceğine dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Burak Evci, şiddetin artık yalnızca fiziksel eylemlerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Günümüzde iletişimin büyük bölümü dijital mecralar üzerinden yürütülmektedir. Eşin ya da partnerin sürekli şekilde sessize alınması, engellenmesi veya mesajlara kasıtlı olarak cevap verilmemesi, karşı tarafta değersizlik ve dışlanmışlık hissi oluşturmaktadır. Bu durum süreklilik arz ederse psikolojik şiddet olarak değerlendirilmektedir" dedi.
"Eşin diğer eşi yok sayması, iletişimi bilinçli biçimde kesmesi kusur olarak kabul edilmektedir"
Mahkemelerin bireyin ruhsal bütünlüğüne zarar veren davranışları da dikkate aldığını ifade eden Evci, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına dikkat çekerek, "Eşin diğer eşi yok sayması, küçük düşürmesi, iletişimi bilinçli biçimde kesmesi kusur olarak kabul edilmektedir. Dijital platformlar üzerinden yapılan bu eylemler de aynı minvalde değerlendirilmektedir" diye konuştu.
"Her iletişim kopukluğu hukuki netice doğurmuyor"
Uzmanlara göre, her iletişim kopukluğu hukuki netice doğurmuyor. Bu tür davranışların tek seferlik değil, sistematik ve kasıtlı şekilde gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Boşanma davalarında delillendirmenin kritik olduğunu vurgulayan Evci, "Ekran görüntüleri, mesaj kayıtları ve tanık beyanlarıyla desteklenen dijital davranışlar, mahkeme nezdinde ciddi şekilde değerlendirilmektedir. Vatandaşlarımız dijital ortamda sergiledikleri tutumların hukuki sonuçlar doğurabileceğini unutmamalıdır" şeklinde konuştu.
Hukukçular, dijitalleşen dünyada iletişim biçimlerinin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda hukuki sorumluluk doğuran alanlar haline geldiğini belirterek, bireyleri dijital davranışları konusunda daha dikkatli olmaya davet ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Evli olanlar dikkat: Mesajı ve çağrıları görüp cevaplamamak boşanma sebebi olabilir
Dijital çağda iletişim alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte, eşler ve partnerler arasında yaşanan sorunlar yeni hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor
Sessize alma, engelleme ya da mesajlara bilinçli şekilde cevap vermeme gibi davranışların psikolojik şiddet sayılıp sayılmayacağı, son dönemde aile mahkemelerine yansıyan dosyalarla birlikte gündeme geldi.
Aile mahkemelerinde görülen davalarda, klasik fiziksel şiddetin yanı sıra duygusal ve dijital baskı unsurlarının da delil olarak sunulduğu görülüyor. Uzmanlar, dijital ortamda sergilenen bu tür davranışların sistematik ve kasıtlı olması halinde hukuki neticeler doğurabileceğine dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Burak Evci, şiddetin artık yalnızca fiziksel eylemlerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Günümüzde iletişimin büyük bölümü dijital mecralar üzerinden yürütülmektedir. Eşin ya da partnerin sürekli şekilde sessize alınması, engellenmesi veya mesajlara kasıtlı olarak cevap verilmemesi, karşı tarafta değersizlik ve dışlanmışlık hissi oluşturmaktadır. Bu durum süreklilik arz ederse psikolojik şiddet olarak değerlendirilmektedir" dedi.
"Eşin diğer eşi yok sayması, iletişimi bilinçli biçimde kesmesi kusur olarak kabul edilmektedir"
Mahkemelerin bireyin ruhsal bütünlüğüne zarar veren davranışları da dikkate aldığını ifade eden Evci, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına dikkat çekerek, "Eşin diğer eşi yok sayması, küçük düşürmesi, iletişimi bilinçli biçimde kesmesi kusur olarak kabul edilmektedir. Dijital platformlar üzerinden yapılan bu eylemler de aynı minvalde değerlendirilmektedir" diye konuştu.
"Her iletişim kopukluğu hukuki netice doğurmuyor"
Uzmanlara göre, her iletişim kopukluğu hukuki netice doğurmuyor. Bu tür davranışların tek seferlik değil, sistematik ve kasıtlı şekilde gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Boşanma davalarında delillendirmenin kritik olduğunu vurgulayan Evci, "Ekran görüntüleri, mesaj kayıtları ve tanık beyanlarıyla desteklenen dijital davranışlar, mahkeme nezdinde ciddi şekilde değerlendirilmektedir. Vatandaşlarımız dijital ortamda sergiledikleri tutumların hukuki sonuçlar doğurabileceğini unutmamalıdır" şeklinde konuştu.
Hukukçular, dijitalleşen dünyada iletişim biçimlerinin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda hukuki sorumluluk doğuran alanlar haline geldiğini belirterek, bireyleri dijital davranışları konusunda daha dikkatli olmaya davet ediyor.
Kaynak: İHA
Humus’ta camiye bombalı saldırı düzenleyen şüpheliler yakalandı
Fren yerine gaza basan sürücünün yaptığı akıl almaz kaza kameraya yansıdı
LEGO Education’dan bilgisayar bilimi ve yapay zeka eğitimi
Çanakkale’de piyasa değeri yaklaşık 7 milyon TL değerinden uyuşturucu maddeler ele geçirildi
Karadeniz yaylaları değil, İstanbul: Arnavutköy’de kartpostallık kış manzarası
Bakan Tekin: "2024 yılı yaz ayında Mesleki ve Teknik Eğitim Politika belgesi yayınladık ve bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık"
Büyükşehir’den Alikahya’da muhteşem spor ve gençlik merkezi!
Gebzespor, Muzaffer Bilazer ile yolları ayırdı
İlginizi Çekebilir
En Çok Okunan Haberler