Yapılan değerlendirmelerde kemiklerin farklı hayvan türlerine ait olduğu belirlendi.
Geçtiğimiz günlerde Kuşadası’nda etkili olan sağanak yağış ve sel sonrası oluşan güçlü dalgalar, kıyı şeridinde tahribata yol açtı. Kıyı şevlerinde çökmeler meydana gelirken, sel sularının taşıdığı atıklar ve toprak altındaki çeşitli materyaller sahilde birikmeye başladı. Kuşadası Halk Plajı, Pamucak ve Yılancı Burnu kıyılarında biriken malzemeler arasında kemik parçaları dikkat çekti.
Sahilde gezen Berkant Akbacak tarafından fark edilen kemikler, yetkililere bildirildi. Toplanan kemikler, Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) tarafından incelemeye alındı. EKODOSD bilim danışmanı ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Vedat Onar tarafından yapılan incelemelerde, kemiklerin katır, eşek, sığır, domuz, koyun, köpek ve deve gibi farklı hayvan türlerine ait olduğu tespit edildi. Özellikle Kuşadası Halk Plajı’nda bir deveye ait kafatasının bulunması dikkat çekti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Vedat Onar, kemiklerin farklı dönemlere ait olabileceğini belirterek, osteoarkeoloji ve osteoloji çalışmalarıyla bu tür ortaya çıkarılan izlerin geçmişe ışık tuttuğunu ifade etti.
Tarihi kaynaklara göre Osmanlı döneminde Anadolu’nun iç kesimlerinden deve kervanlarıyla taşınan ürünlerin Kuşadası Limanı üzerinden ihraç edildiğinin bilindiğini ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü; "Tarihi kaynaklar, Osmanlı Dönemi’nde Anadolu’nun iç kesimlerinden deve kervanlarıyla taşınan ürünlerin Kuşadası Limanı üzerinden ihraç edildiğini gösteriyor. Bir dönem yalnızca üzüm helvası ihracatının bile yüz binlerce kiloyu bulduğu düşünüldüğünde, bölgenin deve kervanlarıyla yoğun bir ticaret ağına sahip olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle kıyıda ortaya çıkan deve kemiklerinin, o dönemde yaşamış ve sahil çevresinde ölmüş bir yük hayvanına ait olabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan, günümüzde Rıza Saraç Caddesi’nin bulunduğu alanın geçmişte Abdi Hafız Deresi olarak bilinmesi de dikkat çekiyor. O yıllarda dere sularının taşıdığı materyallerin zamanla kıyıya ulaşıp üzerlerinin toprakla örtülmüş olabileceği ihtimali de göz ardı edilmiyor. Kuşadalı olması sayesinde bölgemizdeki buluntulara da yakından destek veren Prof. Dr. Onar hem hayvan hem de insan kemikleri üzerinden geçmiş dönemlere ışık tutan önemli bilimsel çalışmalar yürütmeye devam ediyor" dedi.
Kaynak: İHA