Başiskele Sahili'nin Körfez Mahallesi Liman Caddesi açıklarında 24 Ocak günü balıkçılar tarafından bulunan dalgıç kıyafetli erkek cesedinin kimliğini belirleme çalışmaları sürüyor. Deniz polisi tarafından sudan çıkarılan ve üzerinden kimlik çıkmayan şahsın, yaklaşık 20 gündür denizde olduğu tahmin ediliyor. Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemler devam ederken, olayın kaza mı yoksa başka bir ihmal mi olduğu sorusu gündeme geldi.
Olayı değerlendiren Emekli Deniz Astsubayı, Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu 3 yıldız dalış eğitmeni ve Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) Başkanı Murat Kulakaç, olay yerindeki bulgular ve dalgıcın ekipmanları üzerinden teknik analiz yaptı. Kulakaç, dalgıcın yalnız dalış yaparak kural ihlali yaptığını ve yanında bulunan kerpeten ve boru anahtarının "yasa dışı iş yapmış olabileceği" şüphesini doğurduğunu belirtti.
"Tek başına dalış yaparak kural hatası yapmış"
Dalış sporunun kurallara uyulduğunda güvenli olduğunu ancak kural ihlallerinin ölümcül sonuçlar doğurduğunu belirten Murat Kulakaç, "Çok üzücü bir olay yaşandı, Allah rahmet eylesin. Bizler böyle olaylarda çok üzülüyoruz, neticede bir can hayatını kaybetti. Aslında dalışta bu tip kayıpların olma ihtimali çok düşük, diğer sporlara göre kıyasladığımızda ama dalış çok güvenli bir spor olmasının yanında kural ihlali ve hata yaparsanız, herhangi bir şekilde sorun yaşarsanız maalesef bu şekilde arkadaşımızın yaşadığı gibi üzücü olaylarla karşı karşıya kalıyoruz" dedi.
"Bu kurallara uyduğunuz sürece risk aslında 15 binde birdir"
Kulakaç, sözlerine şöyle devam etti:
"Elimizdeki verilere göre olayı irdelediğimizde çok ciddi bir kural hatası olduğunu düşünüyoruz çünkü tek dalgıç, tek dalmıştır. Bu, sportif ve sanayi dalışında asla yapmamız gereken bir iş. Evet, yalnız dalış yapılabiliyor ama hortumlu, başınızda motosiklet kaskı gibi kaskınız olması gerekiyor, sürekli yukarıdan hava gelmesi gerekiyor, yukarıda emniyet dalgıcı, dalış amiri olması gerekiyor. Bu ortamda sizinle sürekli konuşulur, suyun altında bayılsanız dahi pek bir sorun yaşama ihtimaliniz yok. Bunlar yönetmeliklerle, talimatlarla belirlenmiştir. Bu kurallara uyduğunuz sürece risk aslında 15 binde bir ama gördüklerimiz ve olayın şekline baktığımızda dalgıcın yalnız daldığını görüyoruz. Yalnız daldığınızda da maalesef arkadaşımızın yaşadığı gibi üzücü olaylarla karşı karşıya kalıyoruz."
"Donanımı tam, tecrübeli bir dalgıç"
Bulunan cesedin üzerindeki ekipmanların profesyonel olduğunu vurgulayan Kulakaç, "Üzerindeki malzemeye baktığınızda donanımı tam. Biz normalde tek tüp kullanıyoruz. Hava yetsin diye sırtına çift tüp almış. Birinin arıza yapmasına karşı ikinci regülatör almış. Aslında ikinci arkadaşının olması gereken tüpünü ve regülatörünü yanına almış, bir sorun olduğunda kullanması için. Havasızlıktan ya da regülatörden yana bir sorun olduğunu düşünmüyorum çünkü ikinci regülatörü var ama biz insanız, bizim fizik ve fizyolojimiz farklı. Suyun ısı olayı da farklı, kış dönemindeyiz. Su altında herhangi bir şekilde şok yaşamış olabilir ama ona yardım edecek ikinci bir arkadaşı olmadığı için maalesef sorunla karşılaşmıştır. Vurgun yediğini düşünmüyorum çünkü tüpünde çıktığında 140 hava var. Havası yetecek kadar var. Üzerindeki malzemeye baktığımızda da tecrübeli bir dalgıç olduğunu da değerlendiriyoruz" diye konuştu.
"Tek başına dalması da şüphelendirici"
Dalgıcın üzerinden çıkan kerpeten ve boru anahtarına ilişkin ise Murat Kulakaç, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Maalesef ülkemizde bir geçim sıkıntısı var. İnsanoğlu maalesef kısa yoldan çok daha rahat para kazanmayı hayal ediyor ama böyle bir yaşam yok, çalışmadan ve üretmeden bir şey kazanma şansınız yok. Elinde sanayi malzemelerinin olması, yasa dışı bir olay olabilir. Bizim bölgemiz tersaneler bölgesi. Değerli malzemeler var, gemi malzemeleri. Oradan bir malzeme almak ya da değerli malzemeleri sökmek için kullandığını düşünüyoruz. Tek başına dalması da şüphelendirici. Bizim tahminlerimizin arasında bunlar da var. Sanayi dalışında benzer malzemeleri kullanabiliyoruz ama bu tip bir dalış yapmak için mutlaka yasal prosedürleri yerine getiriyoruz. Gerekli izinlerimizi alıyoruz, dalacağımız noktaya dalış saatlerimizi bildiriyoruz. Birçok aşamadan geçiyoruz. Vefat eden dalgıcın yanında sanayi malzemesi olduğu için bu tip bir dalış yaptığını düşünüyoruz."
"Yabancı gemilerden dalan birisi olabilir"
Bölgedeki akıntı sistemini de değerlendiren Kulakaç, "Burada akıntı olayı çok değişken. Lodos oldu ama bizim bölgemizde hakim rüzgar poyraz. Kişinin bölge dışından, İstanbul'dan gelme ihtimali hiç yok. Derince limanında ve serbest bölgeden gelebileceğini düşünüyoruz. Bizim bölgede veya Başiskele'de su altında ciddi anlamda depremden kalan enkaz, gemiler var. En yakın Yalova'daki tersaneler olabilir ama bana göre o da düşük bir ihtimal. Biz bütün profesyonel ve sportif amaçlı çalışan tüm derneklere ve kişilere ulaştık. Bütün elde ettiğimiz verilere göre, bu kişiyi bilen hiç kimse yok. Bir yerden izin alması ya da kayıp ilanı olması lazım. Dalgıç camiası çok büyük değildir, bu kişiye çok kısa sürede ulaşmamız gerekiyordu. Biz her yere ulaştık ama hakkında herhangi bir bilgi edinemedik. Muhtemelen bölgemize gelen yabancı gemilerden dalan bir dalgıç olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
"Kolay para kazanma amacıyla hayatınızı riske atmayın"
DESSAT Başkanı Murat Kulakaç, son olarak yasal prosedürleri hatırlatarak şu uyarılarda bulundu:
"Türkiye'de iki tane dalış sistemi var. Türkiye Su Altı Federasyonu'ndan yetki alarak, onun eğitimlerinden geçerek sportif dalış faaliyetleri yürütüyoruz. Dalış faaliyetlerini yapmak için mutlaka bir dalış merkezine bağlı olmanız gerekiyor. Oradan eğitim almanız gerekiyor. Dalışa yasak olmayan her bölgede, sahil güvenlik ve kolluk kuvvetlerine bilgi vererek 6 kişiyi geçmemek kaydıyla dalış yapabiliyorsunuz. Onun haricinde yapacağınız her dalışta mutlaka başınızda bir dalış amiri ve en az iki dalgıç ve yine kolluk kuvvetlerine bilgi vererek yapıyorsunuz. İkinci dalışımız sanayi dalışı, sualtında teknik işler yürütmek, kaynak yapmak, herhangi bir şey sökmek/takmak bunun için de ayrıca profesyonel bir eğitimden geçiyorsunuz ama bunun için yetkili kurumlardan çalışma izni alıyorsunuz, malzemeleriniz test ediliyor ve her dalış için liman başkanlığından izin almanız gerekiyor. Hangi sahada, hangi saatlerde çalışacağınızı bildirmeniz gerekiyor. Mutlaka iki dalgıç ve dalış amiri olması lazım. Ben 1985 yılında dalışa başladım ve bu kurallara harfiyen uyduğum için herhangi bir sorun yaşamadım. Ricamız, kimsenin yönetmelik gereği liman başkanlıkları, sahil güvenlik, deniz polisi ve ilgili kolluk kuvvetlerinden izin alınmadan, kolay para kazanma amacıyla yasal olmayan hiçbir faaliyette bulunmalarını istemiyoruz. Bu tip sonuçlar, hiç arzu etmediğimiz olaylarla sonuçlanabiliyor. Bu bizi çok üzüyor."
Kaynak: İHA