Her Dakika 3 Kişi Hayatını Kaybediyor: Uzmandan Kronik Böbrek Hastalığı Uyarısı

Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Siren Sezer, Dünya Böbrek Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede kronik böbrek hastalığının sessiz ama hızla büyüyen bir küresel tehdit haline geldiğini söyledi. Sezer, böbrek sağlığının yalnızca bireysel bir mesele olmadığını, çevresel sürdürülebilirlik ve sağlıklı yaşam politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı

Haber Giriş Tarihi: 11.03.2026 16:10
Haber Güncellenme Tarihi: 11.03.2026 16:10

Dünya Böbrek Günü vesilesiyle konuşan Prof. Dr. Siren Sezer, kronik böbrek hastalığının dünyada her 20 saniyede bir can aldığını belirterek çarpıcı veriler paylaştı. Türkiye'de yaklaşık 70 bin kişinin diyalizle hayata tutunduğunu hatırlatan Sezer, hava kirliliği, ağır metaller ve iklim değişikliğinin böbrek dokusunda kalıcı hasarlara yol açtığına dikkat çekti. 2026 yılı temasıyla uyumlu olarak "sürdürülebilir sağlık" vurgusu yapan uzman isim, risk gruplarına "düzenli kontrol" çağrısında bulundu.

850 MİLYON KİŞİ BÖBREK HASTALIĞIYLA YAŞIYOR

Sezer’in paylaştığı verilere göre dünyada yaklaşık 850 milyon kişi böbrek hastalığıyla yaşıyor. Her yıl 1,5 milyon insan kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybederken, bu tablo yaklaşık her 20 saniyede 1 kişiye, yani her dakikada yaklaşık 3 ölüme karşılık geliyor. Dünya Böbrek Günü’nün resmî kampanya sayfasında da kronik böbrek hastalığının dünya genelinde her 10 kişiden 1’ini etkileyen büyük bir sağlık sorunu olduğu vurgulanıyor.

TÜRKİYE’DE DE TABLO DİKKAT ÇEKİYOR

Prof. Dr. Siren Sezer, Türkiye’de yaklaşık 65-70 bin kişinin diyaliz, 20 binden fazla kişinin ise böbrek nakliyle yaşamını sürdürdüğünü belirtti. Bu veriler, böbrek hastalıklarının yalnızca küresel ölçekte değil, Türkiye’de de ciddi bir sağlık yükü oluşturduğunu ortaya koyuyor.

ÇEVRESEL RİSKLER BÖBREKLERİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR

Sezer’in dikkat çektiği başlıklardan biri de çevresel etkenler oldu. Ağır metaller, pestisitler, endüstriyel kimyasallar, kirli su kaynakları ve hava kirliliği gibi unsurların böbrek sağlığını doğrudan ya da dolaylı biçimde tehdit ettiğini belirten Sezer, iklim değişikliğinin de sıvı kaybını artırarak akut böbrek hasarı riskini yükseltebildiğini söyledi. Dünya Böbrek Günü’nün 2026 bilimsel editöryelinde de mevcut böbrek bakım modelinin yalnızca maliyet değil, çevresel yük açısından da sürdürülemez hale geldiği vurgulanıyor.

TEDAVİ SÜRECİ DE DOĞAL KAYNAKLARI TÜKETİYOR

Böbrek hastalıklarında çevresel etkinin yalnızca hastalık nedenleriyle sınırlı olmadığına işaret eden Sezer, özellikle hemodiyaliz tedavisinde yüksek su ve enerji tüketimi ile ciddi miktarda tıbbi atık oluştuğunu ifade etti. Dünya Böbrek Günü 2026 kampanya belgeleri de su geri kazanımı, enerji verimli cihazlar ve atık azaltımı gibi başlıkların sürdürülebilir böbrek bakımı için kritik olduğuna dikkat çekiyor.

RİSK GRUBUNDA OLANLARA DÜZENLİ KONTROL ÇAĞRISI

Prof. Dr. Siren Sezer, kronik böbrek hastalığının çoğu zaman erken evrede belirti vermeden ilerlediğini, bu nedenle tanının çoğu hastada geç konulduğunu belirtti. Diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalığı, obezite ve ailede böbrek hastalığı öyküsü bulunan kişilerin risk grubunda olduğuna dikkat çeken Sezer, düzenli kontrolün ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Dünya Böbrek Günü 2026 kampanyasında da erken tanı ve önleyici yaklaşım ana başlıklar arasında yer alıyor.

BÖBREK SAĞLIĞI İÇİN YENİ MESAJ: SADECE TEDAVİ DEĞİL, ÖNLEM

Bu yılki Dünya Böbrek Günü çerçevesinde verilen ana mesaj, yalnızca hastalığı tedavi etmeye değil, böbrek sağlığını korumaya ve sağlık sistemini çevreyle uyumlu hale getirmeye odaklanıyor. Uzmanlara göre sağlıklı birey, sağlıklı toplum ve sürdürülebilir gelecek için böbrek sağlığına daha erken aşamada yatırım yapılması gerekiyor.