Rutte: "ABD Başkanı Trump’ın çok fazla müttefikin yanında olmadığı duygusundan kaynaklanan hayal kırıklığını hissettim"

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO müttefiklerinin savunma alanındaki işbirliğine ilişkin, "ABD Başkanı Trump’ın çok fazla müttefikin yanında olmadığı duygusundan kaynaklanan hayal kırıklığını hissettim

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:

Onu bir ölçüde anlıyorum" dedi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD’nin başkenti Washington DC’deki Ronald Reagan Başkanlık Vakfı ve Enstitüsü tarafından düzenlenen bir panelde konuştu. Burada yaptığı açılış konuşmasında Rutte, ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO hakkındaki eleştirilerine değinerek, transatlantik ittifakın ölümünün yaklaşması ve "mezarlığın yanından geçerken ıslık çalması" gibi bir durumun söz konusu olmadığını, fakat ittifakın bir değişim döneminde olduğunu söyledi.

Rutte, "Avrupa, kendi geleneksel savunmasını sağlama görevinin daha büyük ve daha adil bir payını üstleniyor ve bundan geri dönüş olmayacak. Bu, sağlıksız karşılıklı bağımlılıktan, gerçek bir transatlantik ittifaka geçiş sürecidir" dedi.

NATO Genel Sekreteri, "Son olayları düşünelim. ABD’nin İran’da ihtiyaç duyduğu lojistik ve diğer alanlarda destek sağlama zamanı geldiğinde, bazı müttefikler en hafif tabirle biraz yavaş davrandılar. Hakkını vermek gerekirse, onlar da biraz şaşırmışlardı. Başkan Trump, ilk saldırılar için sürpriz unsurunu korumak amacıyla müttefikleri bilgilendirmemeyi tercih etti. Ve ben bunu anlıyorum. Ama bugün Avrupa’ya baktığımda gördüğüm şey, müttefiklerin İran’ın nükleer silah sahibi olmasını engellemede ve kaos ihraç etme kapasitesini zayıflatmada güçlü ABD ordusunun başarılı olmasını sağlamak için büyük miktarda destek, üs imkanı, lojistik ve diğer tedbirleri sağladığıdır. Neredeyse istisnasız bir şekilde. Müttefikler, ABD’nin istediği her şeyi yapıyor" dedi.

"İttifakta derin bir değişim dönemindeyiz"

NATO Genel Sekreteri Rutte, "Müttefikler de, ben de, ittifakta derin bir değişim döneminde olduğumuzun farkındayız" ifadelerini kullandı. Rutte, "Trump’ın taleplerini duydular ve buna cevap veriyorlar. İngiltere, Hürmüz Boğazı’ndan serbest geçişi sağlamak için gereken askeri, siyasi ve ekonomik araçları koordine eden bir ülkeler koalisyonuna liderlik ediyor. Bu, bir zihniyet değişiminin kanıtıdır" şeklinde konuştu.

NATO’nun Avrupa’nın artan rolüyle daha sağlıklı bir ortaklık haline geldiğini ifade eden Rutte, "Yaşanmakta olan zihniyet değişimi sayesinde transatlantik ufukta gerçek bir ortaklık görüyorum" ifadelerini kullandı.

"Trump’ın hayal kırıklığını açıkça hissettim"

Panelin soru cevap kısmında ABD Başkanı Donald Trump ile NATO’nun geleceğine ilişkin görüşmeleri hakkında bir soruya cevabında Rutte, "ABD Başkanı Trump’ın çok fazla müttefikin yanında olmadığı duygusundan kaynaklanan hayal kırıklığını hissettim. Trump’ın hayal kırıklığını açıkça hissettim. Onu bir ölçüde anlıyorum" dedi.

Beyaz Saray’daki görüşmelerinde ABD Başkanına Avrupalı müttefiklerin ezici çoğunluğunun kendilerinden istenen ve önceden üzerinde mutabık kalınmış olan şeyleri yaptıklarını söylediğini vurgulayan Rutte, "Evet, bazen biraz zaman alıyor ama bilinmesi gereken şey, Avrupa’da koalisyon hükümetlerinin olduğu. Bazen iç siyaset cephesiyle ilgilenmek gerekiyor. Bazen birkaç gün alabiliyor. Ama nihayetinde birlikte hareket ediyoruz ve Avrupa’nın neredeyse tamamı, ABD’nin Avrupa’daki ortakları aracılığıyla dünya sahnesinde güç kullanabilmesi için bunu yaptı. NATO tabii olarak Avrupalıları korumak için var ama aynı zamanda ABD’yi korumak için de var" dedi.

"Her ülke, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasına nasıl katkı sağlayabileceğine bakıyor"

ABD ve İran arasındaki ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı’nda durumun ne olduğu ve boğazda güvenliği sağlama operasyonuna öncülüğü kabul eden Avrupa ülkelerinin koalisyonu hakkında bir soru alan Rutte, "Hürmüz Boğazı söz konusu olduğunda burada liderlik gösteren kişi, İngiltere Başbakanı Keir Starmer oldu. Deniz taşımacılığında özgürlük ve denizlerimizde serbest seyahat ilkesinin korunmasını birlikte sağlayabilecek bir ülkeler koalisyonunu bir araya getirmeliyiz dedi. Açıkçası bu, ABD ile birlikte görevin ne olacağı, nerede olacağı ve ne zaman olacağının istişare edileceği anlamına geliyor. Bu somut destektir" dedi.

Rutte, "Şimdi her ülke, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasını sağlamak için buna nasıl katkı sağlayabileceğine bakıyor. Elbette henüz erken. Ateşkesin sadece ikinci günündeyiz. Dolayısıyla şimdi gün gün ilerlerken, deniz yollarında ne olacağını görmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"Türkiye’den birçok şirketin ABD’de yatırımı söz konusu"

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO müttefiklerinin savunma ve savunma üretimi alanındaki işbirliğine ilişkin açıklamasında, "ABD şirketlerinin Avrupa’ya yatırım yaptığına ilişkin pek çok örnek var. Örneğin (Almanya’da) Bavyera’nın güney kesiminde önleyici sistemler üretmek için fabrikalar kurdular. Bunun gibi birçok örnek var. Thales, Leonardo gibi Avrupalı şirketler de var. Türkiye’den birçok şirketin ABD’de yatırım yaptığı ve birlikte çalıştığı pek çok durum söz konusu. Ortada transatlantik bir savunma temeli var ve bunu birbirinden ayırmanın kesinlikle hiçbir yolu yok" dedi.

"NATO’nun yardımcı olmaması için bir sebep yok"

Panelde NATO’nun İran savaşı sonrasında Orta Doğu’da koordine edici bir güç olarak rol oynama ihtimaline ilişkin bir soruya Rutte, "Buna cevabım, bunun adım adım yapılması gerektiği olurdu. Ama hızla. Şu anda atılmakta olan adım, geçen salı askeri düzeyde bir araya gelen 34 ülkelik koalisyonun Hürmüz misyonunun ne olabileceğine dair ayrıntılı planlama yapmaya başlamasıdır. Bence bu birinci adımdır. NATO’nun yardımcı olmaması için bir sebep yok. Eğer faydalı olacaksa, elbette yardımcı oluruz" dedi.

"NATO içinde bunu yapmak için tüm müttefikler arasında bir mutabakat gerekir" diyen Rutte, "Ama yine de, NATO bir rol oynayabilirse, harika olur" ifadelerini kullandı.

"Hürmüz Boğazı’nın açılması gerekir"

ABD ve Avrupa arasında İran çatışmasıyla bağlantılı olarak NATO’nun yükümlülüklerinin ne olduğu konusunda görüş ayrılıklarına ilişkin bir soruya Rutte, "Bence mesele, müttefiklerin birbirlerinden ne bekleyebilecekleri meselesidir. Bence haklı olarak ABD, Avrupa ülkeleriyle o ülkelerdeki üslerini ve diğer altyapılarını ihtiyaç halinde kullanma konusunda anlaşmaları varsa, o zaman ülkelerin elbette o taahhütleri yerine getirmelerini bekliyordu. İyi haber şu ki, çoğu bunu yaptı. Hepsi değil ama çoğu yaptı. Bazen biraz zaman aldı ama çoğu yaptı" dedi.

Rutte, İngiltere Başbakanı Starmer liderliğinde ABD ile yakın çalışan 34 ülkenin Hürmüz Koalisyonu’nun da boğazın kapalı kalmasının kabul edilemeyeceğine ilişkin ortak bir taahhüt ve mutabakatı ortaya koyduğunu söyledi. NATO Genel Sekreteri, "Hürmüz Boğazı’nın açılması gerekir ve açıldığında da açık tutulması gerekir. Çünkü bu serbest taşımacılıkla ilgilidir" dedi.

"Rusya büyük bedeller ödeyerek ilerlemeye devam ediyor"

Panelde Ukrayna’daki savaşta Rusya’nın artık üstünlüğe sahip olmadığı ve son birkaç ayda Ukraynalıların Ruslardan daha fazla kazanım elde ettikleri iddiasına ilişkin bir soruya cevabında Rutte, "Rusya’nın her ay çok büyük sayıda insan kaybettiği doğru. Ayda 30 ila 35 bin ölü ya da ağır yaralı. Düşünebiliyor musunuz? Yani Sovyetler 1980’lerde Afganistan’da 10 yılda 20 binin altında kayıp verdi. Şimdi bunu üç haftada veriyorlar. Bu çok büyük. Bunun bir şekilde Moskova ve St. Petersburg’a ulaşması gerekiyor" dedi.

Bunun Rusya üzerinde etkisi olacağını vurgulayan Rutte, "Öte yandan cephe hattı genel olarak, aşırı bedeller karşılığında olsa da, son derece yavaş biçimde yanlış yönde ilerliyor" ifadelerini kullandı.

Rutte, Ukrayna’da barışın kilidini açacak anahtarın barış anlaşmasından sonra sağlanacak güçlü güvenlik garantileri olduğunu vurgulayarak, "Ocak ayı başında Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron liderliğinde Gönüllüler Koalisyonu’nun mensubu olan tüm ülkeler, ABD ve kilit muhataplar da dahil bir toplantı yaptık ve üç katmanlı bir yaklaşım üzerinde uzlaştık. Birinci katman Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’dir. Mümkün olan en güçlü şekilde olmaları gerekir ve kendilerini savunabilmeleri için Avrupa ve ABD’den devasa yatırımlar gerekiyor. İkinci katman Gönüllüler Koalisyonu yani esasen Avrupa’dır. Tabii, Avrupa dışı bazı ülkeler de var. Üçüncü katman ise ABD’nin bu koalisyona güvence sağlamasıdır. Bu, çok güçlü bir güvenlik garantileri paketidir" dedi.

Grönland görüşmelerinin sürdüğünü açıkladı

Programda NATO’nun Grönland’ı ABD’ye verme ihtimaline ilişkin bir soruya cevabında Rutte, "Başkanla Davos’ta bütün meseleyi çok ayrıntılı bir şekilde tartıştık. İlk olarak Rusların ve Çinlilerin Arktik’te daha fazla yer alması yönünde büyük bir risk olduğu görüşünü paylaşıyorum" dedi.

Rutte, "Davos’ta üzerinde anlaştığımız şey, Arktik söz konusu olduğunda burada NATO’nun bir rol oynaması gerektiği oldu" dedi.

Üzerinde anlaşılan diğer hususun ise Danimarka, Grönland ve ABD’nin ikili ve üçlü görüşmeleri sürdürmesi olduğunu ifade eden Rutte, görüşmelerin Grönland’ın ileride Danimarka içindeki anayasal statüsünü değiştirmesi halinde ne olacağı ve Rusya ve Çin’in Grönland ekonomisine erişim kazanması konularına odaklandığını söyledi.