
Dr. Sefer Darıcı, insanların normal yaşantısında söylemeyeceği sözleri çevrim içi platformlarda rahatlıkla dile getirebildiği ve bunun hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabildiği belirtti.
Günümüzde dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte bireylerin iletişim biçimleri de önemli ölçüde değişim gösterdi. Sosyal medya platformları ve çevrim içi ortamlar, insanların düşüncelerini daha hızlı ve geniş kitlelere ulaştırabilmesine imkan sağladı. Bu durum ise bireylerin fiziksel ortamlarda sergilemeyecekleri tutum ve davranışları çevrim içi ortamlarda daha rahat ifade edebilmesi olarak tanımlanan ‘dijital cesaret’ olarak adlandırılan yeni bir davranış biçimini de beraberinde getirdi. Fiziki ortamlarda bireylerin içinde bulundukları toplumun kültürel değerleri ve sosyal normları doğrultusunda davranışlarını sınırlarken, dijital ortamlarda bu sınırların daha kolay aşılabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Dr. Sefer Darıcı, dijital cesaretin birey davranışları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Dijital ortamda bireyler, karşılarında fiziksel bir muhatap görmedikleri için sosyal normlara daha az bağlı hissedebiliyor. Bu durum, kişilerin normal şartlarda söylemeyecekleri ifadeleri rahatlıkla dile getirmelerine neden olabiliyor. Ancak dijital platformlar aynı zamanda sesi kısılan bireyler için önemli bir ifade alanı da sunuyor. Bu nedenle dijital cesaretin hem olumlu hem de olumsuz yönlerinin farkında olunmalı" dedi.
"Bu cesaret farklı bir noktaya evirilebiliyor"
Sefer Darıcı insanların çeşitli eylemlere göre kendisini sınırlandırdıklarını söyleyerek, "Dijital cesaretin özellikle insanların sosyal hayat içerisinde fiziki ortamlarda normalde sosyal normlara, etrafındaki çevreye çok daha fazla dikkat ettiklerini görüyoruz. Yani söylemlerinde, davranışlarında, yapmış oldukları eylemlerde içinde bulundukları toplumun kültürel normlarına veya yapmaları olumlu veya olumsuz karşılanan çeşitli eylemlere göre kendilerini sınırlandırdıklarını görüyoruz. Ancak dijital cesarette bu durum çok daha farklı bir noktaya evirilebiliyor. Kişilerin karşısında herhangi bir insanı görmüyor olması ve sosyal ağ itibariyle o anki durumu tahayyül edemiyor olması bir noktada çok daha fazla aslında yapmayacağı şeyleri, söylemeyeceği şeyleri paylaşmasına sebep olabiliyor. Anlık tepkisel olarak hareket edebiliyor. Yapılan içeriklerin gönderilen paylaşımların dijital cesaret bir tarafının da olduğunu bilmekte fayda var" diye konuştu.
"Farkında olmak gerekiyor"
İnsanların sosyal medya platformlarında aslında yapmayacakları şeyleri dijital cesaret ile yapabildiklerini söyleyen Darıcı, "Bunun olumlu ve olumsuz noktalarda da söz konusu. Olumlu noktaları özellikle çeşitli insanların kalabalık ortamlarda veya sosyal normlar gereği seslerinin çok da baskın olduğu, çok daha bastırılmış olduğu durumlarda seslerini duyurabilmeleri açısından faydası söz konusudur. Bunun çok daha uç noktasında yani olumsuz noktasında ise aslında çok daha aslında hiç söylemeyecekleri şeyleri, yapmayacakları şeyleri bu cesaretle birlikte söyleyebildiklerine de şahit oluyoruz. Bilgisayarla karşı karşıya kalındığında veya işte telefonla karşı karşıya kalındığında paylaşımın aslında sanki etrafınızda onlarca insan varmış gibi yüzlerce, binlerce insan varmış gibi bir topluluğa gittiğini, bir kalabalığa gittiğinin de farkında olmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.