
Galatasaray Sportif AŞ Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Nihat Kırmızı yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin 2026 yılında sigortacılık sektörünü zorlayabileceğini ifade etti.
Aynı zamanda Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı olan Kırmızı, yabancı uyruklu öğrencilere yönelik üniversite eğitimi ve sigortacılık sektörüne dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Son yıllarda yabancı öğrencilerin Türkiye’deki üniversiteleri daha sık tercih ettiğini belirten Kırmızı, bu artışta Yükseköğretim Kurulu tarafından yürütülen uluslararasılaşma politikalarının belirleyici olduğunu vurguladı:
"Türkiye, yükseköğretimde artık bölgesel bir merkez olma yolunda ilerliyor. YÖK’ün son yıllarda attığı adımlarla birlikte; kalite standartlarının yükseltilmesi, uluslararası öğrenci kabul süreçlerinin disipline edilmesi ve sistemin daha şeffaf hale getirilmesi önemli bir güven ortamı oluşturdu. Bugün Türkiye yaklaşık 300-350 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Bu sadece bir sayı değil; aynı zamanda Türkiye’nin küresel etkisinin bir göstergesi. Eğitim artık klasik bir hizmet alanı değil, stratejik bir güç alanı haline geldi. Biz bu süreci doğru yönetirsek, Türkiye yalnızca öğrenci çeken bir ülke değil; aynı zamanda bilgi üreten, nitelikli insan kaynağını yöneten ve bölgesinde eğitim üssü haline gelen bir ülke olur. Bu da doğrudan ekonomiye, diplomasiye ve uzun vadeli kalkınmaya katkı sağlar."
"Ülkemizin lobisini ve pozitif tanıtımını yapıyorlar"
Yabancı öğrencilerin Türkiye’nin uluslararası konumuna katkı sağladığını vurgulayan Kırmızı, "Mezun olduktan sonra ülkemizde kalan, iş kuran ya da iş hayatına devam eden öğrenciler olduğu gibi, ülkelerine dönerek Türkiye’nin pozitif tanıtımını yapan mezunlarımız da var. Bu durum hem ekonomik hem de stratejik açıdan önemli katkı sağlıyor" dedi.
Türkiye’nin artık sadece beyin göçü veren değil aynı zamanda beyin göçü alan bir ülke haline geldiğini belirten Kırmızı, "Geçmişte nitelikli iş gücümüzü daha çok yurt dışına gönderiyorduk. Bugün ise Türkiye, eğitim altyapısı ve sunduğu fırsatlarla nitelikli insan kaynağını çekebilen bir ülke konumuna geliyor" ifadelerini kullandı.
"Yetişmiş elemanlarla iş gücü elde ediyoruz"
Kırmızı, bu sürecin ekonomik katkısına da dikkat çekerek, "Eğitim artık önemli bir ihracat kalemi haline geldi. Gelen öğrenciler hem ülkemize döviz kazandırıyor hem de yetişmiş insan kaynağı oluşturuyor. Sadece akademik alanlarda değil, mesleki eğitim tarafında da ciddi bir katma değer üretiliyor" diye konuştu.
"Sigorta yapmak, beklenen riskte daha zorlaşıyor"
Sigortacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kırmızı, Orta Doğu’daki gelişmelerin küresel etkisine dikkat çekti:
"2026 yılına olumlu beklentilerle başlamıştık ancak bölgedeki savaş ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki riskler tüm dengeleri değiştirdi. Deniz taşımacılığında risk arttıkça sigorta primleri yükseliyor. Sigortacılık, ani ve beklenmedik riskler üzerine kurulu bir sistemdir. Ancak riskin öngörülebilir hale gelmesi, sigorta yapmayı zorlaştırır ve maliyetleri ciddi şekilde artırır. Bu durum hem ticareti hem de enflasyonu etkiler. Aynı zamanda reasürans anlaşmalarına da doğrudan yansır."
"2026 beklediğimizden daha zor geçebilir"
Kırmızı, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Yıla enflasyon ve faizlerde düşüş beklentisiyle başlamıştık. Ancak jeopolitik gelişmeler bu süreci olumsuz etkiledi. Faiz indirimleri ertelendi, enflasyonla mücadele daha zor hale geldi. Sigortacılık sektörü için 2026’nın çok kötü olacağını düşünmüyoruz ancak beklediğimizden daha zorlu bir yıl olacağı açık. İleri gitmeyen geride kalır; eğitimde küresel rekabeti yakalayamayan ülkelerin gelecekte söz hakkı olmaz."